Konkordato Avukatı İzmir

İzmir'de konkordato avukatı mı arıyorsunuz? Konkordato başvurusu, geçici mühlet, kesin mühlet, iflas, iflasın ertelenmesi ve alacaklılarla yapılandırma süreci hakkında kapsamlı rehber.

Konkordato Avukatı İzmir

Kısa Cevap

Konkordato, İİK md. 285-309 arasında düzenlenen ve borçlunun alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmasını sağlayan yargısal bir süreçtir. Başvuru asliye ticaret mahkemesine yapılır; mahkeme 3 aylık (+2 ay uzatma) geçici mühlet tanır, bu sürede icra takipleri durur. Kesin mühlet 1 yıl (6 ay uzatmayla 1,5 yıl) olup projenin kabulü için alacak tutarının 2/3’ünü veya hem alacaklı sayısının 1/2’sini hem alacak tutarının 1/2’sini temsil eden çoğunluk gerekir.

Konkordato, mali güçlük içindeki işletmelerin iflastan kurtularak borç yapılandırması yapmasını ve faaliyetlerine devam etmesini sağlayan önemli bir hukuki mekanizmadır. 2018 yılından bu yana iflas ertelemenin yerini alan konkordato başvurusu, İzmir’de özellikle ekonomik dalgalanma dönemlerinde ticari işletmeler ve şirketler tarafından yoğun şekilde kullanılmaktadır. İİK md. 285-309 arasında düzenlenen bu kurum, borçluya alacaklılarıyla anlaşarak yeniden yapılanma imkânı sunarken, aynı zamanda alacaklıların haklarını da koruma altına almaktadır. İzmir’de konkordato avukatı olarak sunduğumuz bu rehberde, konkordato sürecinin tüm aşamalarını ayrıntılı biçimde ele alıyoruz. Konkordato sürecinde zamanlama kritiktir; mali durumun iyice bozulmasından önce başvuru yapılması, işletmenin kurtarılma şansını önemli ölçüde artırır.

Konkordato Nedir?

İİK md. 285-309 arasında düzenlenen konkordato, vadesi gelmiş borçlarını ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesiyle karşı karşıya olan borçlunun, alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmasını sağlayan yargısal bir süreçtir. Bu yol sayesinde borçlu, faaliyetlerini sürdürürken borçlarının vadesini uzatabilir ya da borç miktarında tenzil (indirim) sağlayabilir. Konkordato gerçek kişi borçlular, ticari şirketler ve hatta alacaklılar tarafından bile talep edilebilir; bu yönüyle oldukça geniş bir uygulama alanına sahiptir.

Konkordato Türleri

TürAçıklama
Adi konkordatoBorçların vadesinin uzatılması veya tenzili (indirim)
İflastan sonra konkordatoİflas kararından sonra başvurulan konkordato
Mal varlığının terki suretiyleBorçlunun mal varlığını alacaklılara terk etmesi

Konkordato ve İflas Arasındaki Farklar

KriterKonkordatoİflas
AmaçKurtarma, yeniden yapılandırmaTasfiye
Faaliyetin devamıDevam ederSona erer
Borç ödemeProje kapsamında yapılandırılırTasfiye bedeli dağıtılır
YönetimBorçlu yönetimde kalır (komiser denetimi)İflas idaresi yönetir
Tahsilat oranıGenellikle daha yüksekGenellikle daha düşük
Süre3-18 ay2-5 yıl

Konkordato tercih edilmesinin temel nedeni, işletmenin ayakta tutularak alacaklılara iflasa göre daha yüksek oranda ödeme yapılmasıdır. İflas sürecinde tasfiye masrafları, değer kaybı ve uzun süren yargılama nedeniyle alacaklıların eline geçen tutar çoğunlukla alacağın çok küçük bir bölümünü oluşturur.

Konkordato Başvuru Süreci

1. Başvuru Hazırlığı

Konkordato başvurusu ciddi bir hazırlık süreci gerektirir. Başvuru dosyasında konkordato ön projesi (ödeme planı), son 3 yıllık mali tablolar (bilanço ve gelir tablosu), alacaklı ve borçlu listesi, mali durum analizi raporu, bağımsız denetim kuruluşu raporu ve makul güvence raporu bulunmalıdır. Bu belgelerin eksiksiz ve tutarlı hazırlanması, mahkemenin geçici mühlet kararı vermesi açısından belirleyici öneme sahiptir.

Ön projenin gerçekçi ve uygulanabilir olması büyük önem taşır. Mahkeme, projenin borçlunun ödeme kapasitesiyle orantılı olup olmadığını değerlendirirken, bağımsız denetim raporundaki tespitleri de dikkate almaktadır. Bu nedenle başvuru öncesinde uzman bir konkordato avukatı ile birlikte çalışılması, sürecin sağlıklı ilerlemesinin temel koşuludur.

Ön Proje Hazırlığı

Konkordato ön projesi, borçlunun alacaklılara hangi oranda ve hangi sürede ödeme yapacağını gösteren temel belgedir. Proje; borçların tenzil oranını (indirim yüzdesi), ödeme planı ve takvimini, işletmenin gelir projeksiyonunu ve teminat ve güvence mekanizmalarını içermelidir. Uygulamada alacaklılara yüzde 30 ile yüzde 60 arasında ödeme teklif eden projeler daha yüksek kabul oranlarına sahiptir. Projenin gerçekçi olmayan vaatlere dayanması, alacaklılar toplantısında reddedilmesine ve sürecin iflasla sonuçlanmasına neden olabilir.

2. Mahkemeye Başvuru

Konkordato başvurusu, borçlunun yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesine yapılır. İzmir’deki işletmeler için bu başvuru İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi’ne yönlendirilir. Başvurunun kabul edilmesiyle birlikte mahkeme, geçici mühlet kararı vererek süreci resmi olarak başlatır.

3. Geçici Mühlet (İİK md. 287)

Mahkeme başvuruyu uygun bulduğunda geçici mühlet kararı verir. Bu karar, borçluya 3 aylık bir koruma süresi tanır ve bu süre gerektiğinde 2 ay daha uzatılarak toplam 5 aya çıkarılabilir. Geçici mühlet döneminde borçlu pek çok açıdan koruma altına girer: mevcut icra takipleri durur, yeni icra takibi başlatılamaz, ihtiyati haciz ve tedbir kararları uygulanamaz, zamanaşımı ile hak düşürücü süreler işlemez ve borçlu faaliyetine devam edebilir.

Bu süreçte mahkeme, borçlunun faaliyetlerini denetlemek amacıyla geçici konkordato komiseri atar. Komiserin görevi, borçlunun mali hareketlerini yakından takip etmek ve mahkemeye düzenli raporlar sunmaktır. Komiserin olumsuz rapor vermesi halinde geçici mühlet kaldırılabilir.

4. Kesin Mühlet (İİK md. 289)

Geçici mühlet sonunda mahkeme, konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali olduğuna kanaat getirirse kesin mühlet kararı verir. Kesin mühlet süresi 1 yıl olup, gerektiğinde 6 ay daha uzatılarak toplam 1,5 yıla kadar çıkabilir. Bu aşamada en az 3 kişiden oluşan bir konkordato komiser heyeti atanır ve gerekli görüldüğünde alacaklılar kurulu oluşturulabilir. Borçlunun taşınmaz satışı, kefalet verme gibi önemli işlemleri komiser heyetinin onayına bağlanabilir; böylece alacaklıların menfaatleri güvence altına alınmış olur.

5. Alacaklılar Toplantısı

Komiser, alacaklıları toplantıya çağırarak konkordato projesini oylamaya sunar. İİK md. 302 uyarınca projenin kabul edilebilmesi için iki alternatif çoğunluktan birinin sağlanması gerekir: ya alacak tutarının 2/3’ünü temsil eden alacaklıların oyu, ya da hem alacaklı sayısının 1/2’sini hem de alacak tutarının 1/2’sini temsil eden çoğunluğun oyu aranır. Bu toplantıda alacaklılar projeye ilişkin görüşlerini ileterek ödeme planı üzerinde müzakere edebilirler.

6. Mahkeme Tasdiki

Alacaklılar tarafından kabul edilen konkordato projesi, mahkemenin tasdikine sunulur. Mahkeme tasdik kararı verebilmek için birkaç koşulun bir arada gerçekleşmesini arar: teklif edilen miktarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması, ödeme planının gerçekçi bir nitelik taşıması, alacaklılar arasında eşitlik ilkesine uyulması ve gerekli oy çoğunluğunun sağlanmış bulunması gerekir. Tasdik kararıyla birlikte konkordato hükümlerini doğurur ve tüm alacaklılar için bağlayıcı hale gelir.

Konkordatonun Etkileri

Borçlu Açısından

Konkordato, borçlu açısından adeta bir kurtarma halatı işlevi görür. Borçlu iflastan korunarak ticari faaliyetlerini sürdürme imkânı bulur. Borçlar, vade uzatımı veya indirim yoluyla yeniden yapılandırılır ve mevcut hacizler kaldırılır. Bu sayede işletme, nakit akışını düzenleyerek ayakta kalmaya devam edebilir. Özellikle geçici likidite sıkıntısı yaşayan ancak temel iş modeli sağlam olan şirketler için konkordato, kalıcı bir çözüm yolu sunar.

Alacaklılar Açısından

Alacaklılar açısından bakıldığında, konkordato iflas sürecine kıyasla genellikle daha yüksek bir tahsilat oranı sağlar. Her ne kadar alacağın tamamı yerine konkordato oranında bir tahsilat söz konusu olsa da, iflastaki tasfiye sürecinde elde edilecek miktarın çoğunlukla daha düşük olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Bunun yanı sıra alacaklılar, komiser ve alacaklılar kurulu aracılığıyla süreç üzerinde denetim hakkına sahip olup, menfaatlerini koruma altına alabilirler.

Rehinli Alacaklılar

Rehinli alacaklılar konkordatodan doğrudan etkilenmez; rehin hakkı devam eder. Ancak geçici ve kesin mühlet süresince rehinli alacaklılar da takip yapamaz. Rehinli alacağın konkordato projesiyle yeniden yapılandırılması, rehinli alacaklının açık rızasına bağlıdır.

Konkordato ve İflas

Konkordato Başarısız Olursa

Konkordato süreci her zaman başarıyla sonuçlanmayabilir. Mahkemenin konkordato talebini reddetmesi, kesin mühlet içinde konkordatonun gerçekleşmemesi veya borçlunun iyi niyetle hareket etmediğinin tespit edilmesi halinde süreç sona erer. Bu durumda mahkeme re’sen iflas kararı verebilir ve borçlunun tüm mal varlığı tasfiye sürecine girer.

Konkordato Öncesi Tasarrufların İptali

Borçlunun konkordato başvurusundan önce alacaklılara zarar verme kastıyla yaptığı tasarruflar iptal davasına konu olabilir. Mal kaçırma, bağışlama, düşük bedelle satış ve yakınlara yapılan devirler gibi işlemler, alacaklılar tarafından iptal ettirilebilir. İİK md. 277-284 kapsamında açılan tasarrufun iptali davaları, alacaklıların menfaatlerinin korunmasında önemli bir araçtır.

İflas halinde borçlunun tüm mal varlığı icra dairesi tarafından tasfiye edilerek alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Bu nedenle konkordato sürecinin titizlikle yürütülmesi ve başvuru aşamasından itibaren uzman hukuki destek alınması büyük önem taşır.

Konkordato Komiserinin Görevleri

Konkordato komiseri, sürecin en kritik aktörlerinden biridir. Komiserin temel görevleri arasında borçlunun faaliyetlerinin denetimi, mali durumun takibi ve düzenli raporlama, alacaklılar toplantısının düzenlenmesi, alacakların incelenmesi ve sıra cetvelinin hazırlanması ile borçlunun olağanüstü işlemlerine onay verilmesi yer almaktadır.

Komiser, borçlunun konkordato projesine aykırı hareket ettiğini tespit etmesi halinde derhal mahkemeye bildirimde bulunur. Bu bildirim üzerine mahkeme mühletin kaldırılmasına ve borçlunun iflasına karar verebilir. Komiserin bağımsızlığı ve tarafsızlığı, sürecin güvenilirliği açısından esastır. Komiser heyetinde mali müşavir, hukukçu ve sektör uzmanının birlikte yer alması, farklı perspektiflerden değerlendirme yapılmasını sağlar. Komiser raporları, mahkemenin kesin mühlet kararı ve tasdik aşamasında temel dayanak noktası olarak kullanılır. Borçlunun komiser heyetiyle şeffaf ve işbirliği içinde çalışması, sürecin başarı şansını önemli ölçüde artırır.

Konkordatoda İmtiyazlı Alacaklar

Konkordato projesi, tüm alacaklar için bağlayıcı olsa da bazı alacaklar konkordatodan etkilenmez. İşçi alacakları, nafaka alacakları ve rehinli alacaklar konkordato dışında tutulur ve tam olarak ödenmek zorundadır. Bu imtiyazlı alacakların varlığı, ödeme planının hazırlanmasında dikkate alınmalıdır; zira bu alacakların öncelikli olarak karşılanması, projenin finansal uygulanabilirliğini doğrudan etkiler.

Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırma

İİK md. 309/m-ş arasında düzenlenen uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırma, sermaye şirketleri ve kooperatifler için alternatif bir borç yapılandırma yoludur. Konkordatodan farklı olarak bu yolda mahkeme sürece dahil olmaz; şirket doğrudan alacaklılarıyla uzlaşma arar. Projenin alacaklılar tarafından kabul edilmesi halinde mahkeme tasdikiyle proje bağlayıcı hale gelir.

Konkordato ve İlgili Hukuki Süreçler

Konkordato süreci, birden fazla hukuk dalıyla kesişen karmaşık bir yapıya sahiptir. Şirket hukuku kapsamında şirket yapılandırma ve sermaye artırımı konuları gündeme gelebilirken, icra-iflas hukuku takiplerin durması ve haciz süreçlerini kapsar. Alacaklılarla müzakere sürecinde ticaret hukuku bilgisi gerekli olur, ticari alacak uyuşmazlıklarında arabuluculuk bir çözüm yolu olarak devreye girebilir. Ayrıca borçlunun kamu borçları söz konusu olduğunda vergi hukuku alanında da uzman desteği aranmalıdır.

Konkordato Avukatı Seçerken

Konkordato süreci, hukuki bilgi birikiminin yanı sıra mali analiz yetkinliği ve müzakere becerisi gerektiren çok boyutlu bir süreçtir. İdeal bir konkordato avukatı, icra-iflas hukuku ve ticaret hukuku alanlarında derin bir uzmanlığa sahip olmalı, daha önce konkordato dosyası yönetim deneyimi bulunmalıdır. Mali tabloları okuma ve değerlendirme yetkinliği, alacaklılarla etkili müzakere yürütebilme kapasitesi ve geniş hukuki danışmanlık deneyimi aranacak temel özelliklerdir. Avukatlık ücretleri konusunda şeffaf bir politika izleyen, sürecin her aşamasını müvekkiline açıklayan bir avukatla çalışmak, konkordatonun başarı şansını önemli ölçüde artıracaktır.

İzmir’de konkordato konusunda profesyonel desteğe ihtiyacınız varsa 0555 154 64 91 numarasından bize ulaşabilir veya online danışmanlık hizmetimizden faydalanabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Konkordato, borçlarını vadesi geldiğinde ödeyemeyecek durumda olan borçlunun, alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmasını sağlayan hukuki bir yoldur. İİK md. 285 uyarınca gerçek ve tüzel kişi borçlular ile alacaklılar konkordato talep edebilir.
Konkordato başvurusu, borçlunun yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesine yapılır. Başvuruda konkordato ön projesi, mali tablolar (bilanço, gelir tablosu), alacaklı listesi, mali durum analizi raporu ve bağımsız denetim raporu sunulmalıdır.
Geçici mühlet, mahkemenin konkordato başvurusunu uygun bularak borçluya tanıdığı 3 aylık (+2 ay uzatma) koruma süresidir. Bu sürede icra takipleri durur, ihtiyati haciz ve tedbir kararları uygulanamaz ve borçlunun malları üzerine yeni haciz konulamaz.
Konkordato, borçlunun faaliyetine devam ederek borçlarını yapılandırmasını sağlarken, iflas borçlunun tüm mal varlığının tasfiyesidir. Konkordato kurtarma amacı taşır, iflas ise tasfiye amacı. Konkordato başarısız olursa iflas kararı verilebilir.
Alacaklılar, konkordato projesinin görüşüldüğü alacaklılar toplantısında oy kullanır. Alacak tutarının 2/3'ünü ve alacaklı sayısının 1/2'sini temsil eden çoğunlukla proje kabul veya reddedilir. Ayrıca alacaklılar konkordato komiseri aracılığıyla süreci denetleyebilir.

Uzmanlık Alanları

Diğer Hukuki Hizmetlerimiz

Hemen Ara WhatsApp