Deepfake ve Yapay Zeka Hukuku İzmir

Deepfake ile hakaret, sahte video, AI ile üretilen içerikler karşısında hukuki koruma. TCK, KVKK ve kişilik hakları çerçevesi.

Deepfake ve Yapay Zeka Hukuku İzmir
Özet

Deepfake mağdurları TCK m.134 (özel hayat ihlali), m.125 (hakaret), TMK m.24-25 (kişilik hakları) ve 5651 SK kapsamında hem cezai hem hukuki yollardan koruma talep edebilir.

Kısa Cevap

Deepfake teknolojisi, bir kişinin yüzünü veya sesini yapay zeka ile başkasının bedenine ya da söylemine aktarmayı mümkün kılmaktadır. Türk hukukunda deepfake’e özgü bir düzenleme henüz bulunmamakla birlikte mevcut hukuki çerçeve; ceza hukuku (TCK m.134, 125, 267), medeni hukuk (TMK m.24-25), veri koruma hukuku (KVKK) ve internet düzenlemeleri (5651 SK) aracılığıyla bu eylemlere karşı etkili bir koruma sunmaktadır. Bilişim hukuku avukatı desteğiyle hem içeriğin kaldırılması hem de fail hakkında ceza davası açılması mümkündür.

Deepfake Nedir?

Deepfake, “deep learning” (derin öğrenme) ile “fake” (sahte) kelimelerinin birleşiminden oluşan bir terimdir. Yapay zeka modellerinin, özellikle GAN (Generative Adversarial Networks) mimarisinin, binlerce fotoğraf veya ses kaydından öğrenerek gerçekçi görüntü ve ses sentezi üretmesi temeline dayanır.

Kötüye kullanım senaryoları:

  • Bir kişinin yüzünün cinsel içerikli bir videoya aktarılması (intikam pornosu benzeri)
  • Siyasetçilerin, gazetecilerin veya iş insanlarının hiç söylemediği şeyleri söylediği gibi gösterilmesi
  • Sesleri taklit eden yapay zeka araçlarıyla telefon veya ses notu dolandırıcılığı
  • Sahte haber içerikleri veya dezenformasyon kampanyaları oluşturulması
  • Kurumsal kimlik avı (vishing) saldırıları — CEO sesi taklit edilerek banka transferi emri verilmesi
  • Bireylerin itibar, iş ve ilişkilerine zarar verecek sahte görüntü veya video yayılması

Yapay zeka araçlarının demokratikleşmesiyle birlikte deepfake üretmek artık teknik uzmanlık gerektirmemektedir; bu durum hukuki korumanın önemini artırmaktadır.

Türk Hukukunda Mevcut Çerçeve

Türkiye’de deepfake’e özgü bir yasa bulunmamaktadır. Ancak mevcut mevzuat, bu eylemleri kapsamak için yoruma ve uyarlamaya açıktır.

Temel mevzuat:

MevzuatUygulama Alanı
TCK m.134Özel hayatın gizliliğini ihlal
TCK m.125, 127Hakaret ve ispat hakkı
TCK m.267İftira
TCK m.158Nitelikli dolandırıcılık (deepfake ile finansal suç)
TCK m.226Müstehcenlik (cinsel içerikli deepfake)
TMK m.24-25Kişilik hakkı ihlali ve tazminat
KVKK m.6Biometrik veri (yüz, ses)
5651 SKİçerik kaldırma ve erişim engeli

Bu mevzuatın yorumlanmasında KVKK Kurulu kararları, Yargıtay içtihadı ve —Türkiye AB üyesi olmasa da— Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları yol gösterici olmaktadır.

Cezai Yollar: TCK Kapsamında Hangi Suçlar?

TCK m.134 — Özel Hayatın Gizliliğini İhlal

Bir kişinin rızası olmaksızın özel yaşam alanına ait görüntü veya seslerin kaydedilmesi, ifşa edilmesi ya da yayılması bu madde kapsamında 1 ila 3 yıl (ifşa halinde 2-5 yıl) hapis cezasını gerektirmektedir. Deepfake; kişinin görüntüsünü rızası olmaksızın manipüle ederek oluşturduğundan, özellikle cinsel içerik söz konusu olduğunda m.134 kapsamına girmektedir.

TCK m.125 — Hakaret

Bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek biçimde alenen küçük düşüren içerikler TCK m.125 kapsamında değerlendirilir. Deepfake video veya ses kaydı bir kişiyi küçük düşürücü bir durumda gösteriyorsa ve bu içerik kamuoyuna yayılıyorsa aleniyet nedeniyle ceza artırılır (m.125/4). Temel ceza 3 aydan 2 yıla hapis veya adli para cezasıdır.

TCK m.267 — İftira

Bir kişi hakkında suç işlediğine dair yalan yere bildirimde bulunmak veya delil uydurmak iftira suçunu oluşturur. Suç işlediğini gösterir biçimde deepfake ile üretilen görüntü veya ses kaydının savcılığa veya üçüncü kişilere sunulması m.267 kapsamında değerlendirilebilir.

TCK m.158 — Nitelikli Dolandırıcılık

CEO’nun veya bir aile üyesinin sesini taklit eden yapay zeka ile gerçekleştirilen finansal dolandırıcılık TCK m.158/1-f kapsamında bilişim sistemi aracılığıyla dolandırıcılık suçunu oluşturur ve 3-10 yıl hapis cezasını gerektirir.

TCK m.226 — Müstehcenlik

Gerçek bir kişinin görüntüsünün müstehcen içerikle birleştirilmesi, görüntülenen kişinin rızası olmasa da m.226 kapsamında değerlendirilebilir. Mağdurun 18 yaşın altında olması halinde ceza önemli ölçüde ağırlaşır.

Hukuki Yollar: TMK m.24-25 Kapsamında Kişilik Hakkı Davası

Deepfake eylemleri, cezai yoldan bağımsız olarak Türk Medeni Kanunu’nun kişilik haklarına ilişkin hükümleri kapsamında da dava konusu yapılabilir.

TMK m.24 — Saldırının önlenmesi: Kişilik hakkına yapılan saldırıya karşı korunma talep edilebilir. Bu taleple birlikte saldırının sona erdirilmesi, eski hale getirilmesi ve tekrarlanma ihtimaline karşı önleyici tedbir kararı alınması istenebilir.

TMK m.25 — Tazminat: Kişilik hakkının ihlali nedeniyle hem maddi hem manevi tazminat talep edilebilir. Maddi tazminat kapsamında kaybedilen iş, müşteri veya gelir; manevi tazminat kapsamında yaşanan psikolojik ve sosyal zarar değerlendirmeye alınır.

Tazminat hesabında dikkate alınan faktörler:

  • İçeriğin yayılma ölçeği (izlenme sayısı, paylaşım genişliği)
  • Mağdurun kamuya mal olmuş kişi olup olmadığı
  • Failin kastı ve kötü niyetin ağırlığı
  • Mağdurun mesleği ve itibarının uğradığı somut zarar
  • İçeriğin ne kadar süre yayında kaldığı

KVKK Kapsamında Şikâyet: Biometrik Veri İhlali

Yüz görüntüsü ve ses kaydı KVKK m.6 uyarınca özel nitelikli kişisel veri kategorisindedir. Bu verilerin açık rıza olmaksızın işlenmesi, herhangi bir deepfake üretimi amacıyla kullanılması KVKK ihlali oluşturur.

Şikâyet yolu: Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na (kvkk.gov.tr) online başvuru yapılabilir. Deepfake içeriği oluşturmak için bir veri bankası veya sosyal medya platformunun kullanıcı görüntülerinden yetkisiz biçimde yararlandığı durumlarda platforma yönelik KVKK şikâyeti de gündeme gelebilir.

Pratik önem: KVKK şikâyeti, failin özel girişim veya platform olduğu durumlarda etkin bir idari yaptırım aracıdır. Kurul, veri güvenliği yükümlülüğünü ihlal eden veri sorumlularına 450.000 TL ila 12.000.000 TL arasında idari para cezası uygulayabilir.

5651 Sayılı Kanun Kapsamında İçerik Kaldırma

Deepfake içeriğinin yayılmasını durdurmak için içerik kaldırma, mağdur açısından en acil ve pratik adımdır.

Başvuru aşamaları:

  1. İçerik sağlayıcıya bildirim: Platform veya web sitesine doğrudan kaldırma talebi iletilir (örneğin YouTube, Facebook, Twitter/X için ihlal bildirimi formu kullanılır).
  2. Yer sağlayıcıya bildirim: İçeriği barındıran hosting sağlayıcısına bildirim yapılır.
  3. Sulh Ceza Hakimliğine başvuru: Yanıt alınamazsa veya reddedilirse sulh ceza hakimliğine 5651 SK m.9 kapsamında başvurulur; mahkeme 24 saat içinde karar verebilir.
  4. Önleyici tedbir: Aynı içeriğin farklı URL’lerle yayılmasını engellemek için “önleyici tedbir” kararı talep edilebilir.

Önemli uyarı: İçerik kaldırma başvurusundan önce noter tespiti, e-Tespit veya güvenilir bir zaman damgası aracıyla içeriğin kalıcı kaydını almak zorunludur. Tespit yapılmadan içerik kaldırıldığında delil zinciri kesilebilir ve ceza davası güçleşir.

Delil Toplama: Deepfake Davalarında Teknik Kanıtlar

Deepfake davasında delil toplama, standart bilişim suçlarına göre daha karmaşıktır; çünkü içeriğin sahteliğinin teknik olarak kanıtlanması gerekmektedir.

Temel delil adımları:

  1. İçeriğin noter tespiti veya e-Tespiti: Deepfake videonun veya ses kaydının yayında olduğu URL, tarih ve saat bilgisiyle birlikte noter huzurunda veya elektronik tespit sistemiyle belgelenmesi
  2. Metadata analizi: Video veya görüntünün metadata bilgilerinin incelenmesi (oluşturulma tarihi, yazılım imzası, kodek bilgisi)
  3. Deepfake tespit araçları: Microsoft Video Authenticator, Intel FakeCatcher, Sensity AI ve benzeri araçlar sahte içeriklerdeki yapay zeka izlerini (compression artifact, blending hataları, gözlem kaymaları) tespit edebilir
  4. Adli bilişim raporu: Mahkemeye sunulmak üzere akredite adli bilişim uzmanının hazırladığı teknik rapor
  5. Kimlik tespiti: IP adresi, kullanıcı hesabı ve zaman damgası üzerinden failin tespiti için savcılık vasıtasıyla platform veri talebi

AB Yapay Zeka Tüzüğü (AI Act 2024) ve Türkiye Yansımaları

Avrupa Birliği’nin Yapay Zeka Tüzüğü (AI Act), Ağustos 2024’te yürürlüğe girmiş ve kademeli olarak uygulanmaya başlamaktadır. Türkiye AB üyesi olmamakla birlikte:

  • Türk şirketlerin AB pazarına sunduğu yapay zeka sistemleri AI Act kapsamına girebilir
  • AB’li kullanıcılara deepfake veya sentetik medya üreten hizmetler sunan Türk girişimler tüzüğün yükümlülüklerine tabi olabilir
  • AI Act’in “yüksek riskli” ve “kabul edilemez riskli” sınıflandırmaları, Türk hukukunda benzer bir sınıflandırma tartışmasını başlatmaktadır

AI Act’in deepfake ile ilgili başlıca hükümleri:

  • Sentetik medya ve deepfake içeriklerinin “yapay zeka tarafından üretildiğinin” açıkça etiketlenmesi (Madde 50)
  • Gerçek kişileri manipüle eden uygulamaların yasaklanması
  • Biyometrik uzaktan tanıma sistemlerine özel kısıtlamalar

Türkiye’nin bu tüzüğe uyumlu bir iç düzenleme yapması için baskılar artmaktadır; özellikle AB uyum süreci devam eden sektörlerde şimdiden AI Act standartlarına hazırlanılması önerilmektedir.

İntikam Pornosu ve Cinsiyet Temelli Deepfake

Cinsel içerikli deepfake ve intikam pornosu (non-consensual intimate imagery — NCII), mağdurlarının büyük çoğunluğunu kadınlar oluşturduğundan cinsiyet temelli bir suç boyutu da taşımaktadır.

Türk hukukunda başvurulabilecek özel yollar:

  • TCK m.134: Özel hayatın gizliliğini ihlal (rızasız görüntü yayma)
  • TCK m.226: Müstehcenlik (cinsel içerik)
  • Kadına şiddet mevzuatı (6284 SK): Dijital şiddet kapsamında tedbir kararı alınabilir; uzaklaştırma ve iletişim yasağı talep edilebilir
  • TMK m.25: Kişilik hakkı ihlali ve manevi tazminat

İçerik kaldırma konusunda bu tür davalarda acele karar mekanizması daha güçlü işlemektedir ve Sulh Ceza Hakimliği uygulamada bu tür başvuruları öncelikli ele almaktadır.

Sosyal medya platformlarının NCII içerik için oluşturduğu özel kaldırma mekanizmaları (Meta’nın StopNCII araçı gibi) hukuki süreçle paralel biçimde kullanılabilir.

İzmir’deki Davalar ve Yerel Uygulamalar

İzmir Adliyesi’nde deepfake ve yapay zeka kaynaklı kişilik hakkı ihlallerine ilişkin şikâyet sayısı 2023-2025 döneminde belirgin artış göstermiştir. Öne çıkan vakalar genellikle şu kategorilerde kümelenmektedir:

  • İş ilişkisinin sona ermesi veya ayrılık süreciyle tetiklenen intikam pornosu benzeri içerikler
  • Siyaset ve ticaret çevrelerini hedef alan itibar suikastı amaçlı sahte ses/video kayıtları
  • Sosyal medyada büyüyen hesapların deepfake içerikle reklam veya dolandırıcılık amaçlı kullanımı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesindeki Bilişim Suçları Bürosu bu tür şikâyetleri almakta ve teknik inceleme için adli bilişim birimleriyle koordineli biçimde çalışmaktadır.

Sık Sorulan Sorular

Deepfake oluştururken kullanılan yapay zeka aracını şikâyet edebilir miyim?

Doğrudan yapay zeka aracına karşı Türk hukukunda bireysel ceza davası açmak teknik güçlükler taşır; ancak araç Türkiye’ye yönelik bir hizmet sunuyorsa BTK erişim engeli başvurusu yapılabilir. Araçlar üzerinden gerçekleştirilen suçlar açısından ise aracı bilinçli biçimde kullanan kişi asıl fail olarak sorumlu tutulur.

Deepfake ile bir şirkete zarar verilirse ne olur?

Deepfake kurumsal kimlik hırsızlığı veya yöneticinin sesi taklit edilerek finansal dolandırıcılık yapılması TCK m.158 (dolandırıcılık) ve ticaret hukuku kapsamında hem cezai hem hukuki sonuçlar doğurur. Şirket tüzel kişiliği adına suç duyurusu yapılabilir.

Failleri tespit etmek mümkün mü?

Deepfake yayıldığında IP adresi, kullanıcı hesabı veya yükleme bilgisi izlenebilir. Ancak VPN veya anonim hesap kullanımı bu tespiti güçleştirir. Blokzincir teknolojisi, NFT meta verisi veya meta veri analizi bazı davalarda kilit delil niteliği taşımıştır.

Avukatsız suç duyurusu yapabilir miyim?

Teknik olarak mümkündür; ancak deepfake davalarında adli bilişim raporu düzenlenmesi, mahkemeye teknik delil sunulması, içerik kaldırma ve tazminat talebinin birlikte yürütülmesi için uzman bilişim hukuku avukatı desteği çok önemlidir. İzmir’de hem 5651 içerik kaldırma hem de ceza davası süreçlerini birlikte yürütebilecek bir avukatla çalışmak zaman ve hak kayıplarını önler.


Deepfake veya yapay zeka kaynaklı bir kişilik hakkı ihlaline maruz kaldıysanız bir an önce hukuki adım atmanız gerekir. İçerik yayıldıkça zarar büyür ve deliller silinebilir. İletişim sayfamız üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Evet. Türkiye'de deepfake'e özgü bir yasa bulunmamakla birlikte mevcut hukuk, bu eylemlere karşı birden fazla yol sunmaktadır. TCK m.134 kapsamında özel hayatın gizliliğinin ihlali (2-5 yıl hapis), m.125 kapsamında hakaret (3 aydan 2 yıla hapis), TMK m.24-25 kapsamında kişilik hakkı ihlali nedeniyle tazminat davası ve 5651 sayılı Kanun kapsamında içerik kaldırma bunların başında gelir. Faillerin tespit edilmesi durumunda ceza davası açılabilir.
5651 sayılı Kanun m.9 kapsamında sulh ceza hakimliğine başvurarak URL bazlı içerik kaldırma veya erişim engeli kararı alınabilir. Özel hayatın gizliliği ihlali kapsamındaki içerikler için m.9/A uyarınca daha hızlı idari kaldırma mekanizması devreye girilebilir. İçerik sahibinin tespit edilemediği durumlarda yer sağlayıcıya (hosting) doğrudan bildirim, yanıt alınamazsa mahkeme kararıyla kaldırma yoluna gidilir. Cinsel içerikli deepfake için acele karar kapsamı daha geniştir.
Evet. Birinin sesiyle oluşturulan yapay zeka ses kopyası (voice clone) kullanılarak hakaret, tehdit, dolandırıcılık veya özel hayat ihlali gerçekleştirilmesi TCK m.125, m.106, m.134 ve m.158 kapsamında suç teşkil edebilir. Ses kaydı biometrik veri kategorisinde yer aldığından (KVKK m.6) hukuka aykırı işlenmesi de ayrıca KVKK kapsamında şikâyet konusu yapılabilir. Türk hukukunda ses benzerliği tespiti için ses karşılaştırma bilirkişisi görevlendirilmektedir.
Evet. TMK m.25 uyarınca kişilik hakkı ihlali nedeniyle hem maddi hem manevi tazminat talep edilebilir. Manevi tazminat miktarı belirlenirken ihlal eden içeriğin yayılma alanı, izlenme sayısı, mağdurun mesleki ve sosyal konumundan uğradığı zarar ve failin kastı değerlendirilir. Türk mahkemelerinde deepfake ve sahte içerik davalarında manevi tazminat kararları verilmiş olmakla birlikte içtihat henüz olgunlaşmamıştır; bu nedenle her davanın somut koşullarına göre değerlendirilmesi gerekir.

Uzmanlık Alanları

Diğer Hukuki Hizmetlerimiz

Hemen Ara WhatsApp