Kısa Cevap
İzmir’de aile hukuku avukatı; boşanma, velayet, nafaka, evlat edinme, aile konutu şerhi ve koruyucu tedbirler gibi TMK’nın ikinci kitabında düzenlenen konularda hukuki destek sunar. Velayet davalarında çocuğun üstün yararı ilkesi esas alınır ve süreç 6 ay ile 1,5 yıl arasında tamamlanır. 6284 sayılı Kanun kapsamında aile içi şiddet mağdurları aynı gün uzaklaştırma kararı alabilir; nafaka ödenmemesi halinde ise İİK md. 344 uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi uygulanabilir.
Aile hukuku avukatı İzmir’de, kişilerin en yakın ilişkilerini düzenleyen ve hayatın en hassas dönemlerinde gündeme gelen hukuki konularda profesyonel destek sunmaktadır. TMK’nın ikinci kitabında düzenlenen aile hukuku; evlenme, boşanma, velayet, nafaka, evlat edinme, vesayet ve kayyımlık, aile konutu şerhi ile koruyucu ve önleyici tedbirler gibi geniş bir konular bütününü kapsamaktadır. Bu alanda profesyonel hukuki destek almak, haklarınızı etkin biçimde korumak açısından belirleyici bir adımdır.
Velayet Davası
Velayet, çocuğun bakımı, eğitimi, yetiştirilmesi ve korunmasına ilişkin anne-babaya tanınan hak ve yükümlülüklerin bütünüdür. Boşanma halinde velayet eşlerden birine verilirken diğer eşe kişisel ilişki kurma hakkı tanınmaktadır. İzmir Aile Mahkemelerinde velayet davaları ortalama 6 ay ile 1,5 yıl arasında sürmekte olup pedagog raporu, sosyal inceleme raporu ve çocuğun dinlenmesi aşamaları süreyi etkileyen temel faktörlerdir.
TMK md. 182 ve Yargıtay içtihatlarına göre velayette birçok kriter birlikte değerlendirilmektedir. Hangi ebeveynle çocuğun daha güçlü bir bağ kurduğu, çocuğun yaşı ve gelişim dönemi (özellikle 0-3 yaş döneminde anne bakımına olan ihtiyaç), ebeveynlerin barınma ve bakım olanakları ile çocuğun okul ve sosyal çevresinin korunması ilkesi bu kriterlerin başlıcalarıdır. İdrak çağındaki çocuğun (genellikle 8 yaş ve üzeri) tercihi dinlenir, pedagog ve psikolog tarafından uzman değerlendirmesi yapılır ve aile mahkemesi uzmanlarının sahada gerçekleştirdiği sosyal inceleme raporu mahkemece dikkate alınır.
Ortak Velayet
Türk hukukunda ortak velayet 2024 yılı itibarıyla yargısal içtihatlarla mümkün hale gelmiş olup ebeveynlerin anlaşması ve çocuğun yararına olması halinde uygulanabilmektedir. Ortak velayet düzenlemesi, çocuğun her iki ebeveyniyle de sağlıklı ilişki sürdürmesini destekleyen modern bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır.
Velayet Değişikliği
TMK md. 183 uyarınca mevcut velayet düzenlemesinin değiştirilmesi belirli koşullarda talep edilebilmektedir. Velayet sahibinin yeniden evlenmesi, çocuğun bakımının ihmal edilmesi veya çocuğa kötü muamele uygulanması, velayet sahibinin başka şehre taşınması, çocuğun kendi tercihinin değişmesi ve koşulların esaslı şekilde değişmesi hallerinde velayet değişikliği davası açılabilir. Tüm bu değerlendirmelerde çocuğun üstün yararı ilkesi esas alınmaktadır.
Nafaka Davaları
Aile hukukunda nafaka, boşanma sürecinin yanı sıra bağımsız bir dava konusu olarak da gündeme gelmektedir. Ekonomik koşulların değişmesi halinde nafaka artırım davası açılabilir; mahkeme ÜFE/TÜFE oranları, tarafların gelir değişiklikleri ve çocuğun artan ihtiyaçlarını değerlendirerek nafaka miktarını güncelleyebilir.
Nafaka yükümlüsünün ekonomik durumunun kötüleşmesi, nafaka alacaklısının evlenmesi, haysiyetsiz hayat sürmesi veya yardıma muhtaçlık halinin ortadan kalkması durumlarında nafaka indirilebilir veya kaldırılabilir (TMK md. 176). Bu davalar, tarafların ekonomik durumlarının detaylı incelenmesini gerektiren teknik süreçlerdir.
Nafaka borcunu ödemeyen kişi hakkında icra takibi başlatılabilmekte ve İİK md. 344 uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi uygulanabilmektedir. Bu suç şikâyete bağlı olup şikâyet süresi 3 aydır. Nafaka alacaklarının etkin takibi için profesyonel hukuki destek alınması, hak kaybının önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Aile İçi Şiddet ve Koruyucu Tedbirler
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, aile içi şiddet mağdurlarını koruyan kapsamlı düzenlemeler içermektedir. Bu kanun kapsamında mahkeme veya mülki amir tarafından çeşitli koruyucu tedbirler verilebilmektedir.
Şiddet uygulayanın konuttan uzaklaştırılması, mağdura belirli mesafeden fazla yaklaşmama kararı, telefon-mesaj-sosyal medya yoluyla iletişim yasağı, ruhsatlı silahların kolluğa teslimi ve mağdurun sığınma evine yerleştirilmesi bu tedbirlerin başlıcalarıdır. Koruyucu tedbir kararları genellikle aynı gün verilmekte olup acil durumlarda mülki amirler de tedbir kararı vermeye yetkilidir.
Aile içi şiddet mağdurları ALO 183 Sosyal Destek Hattını (7/24 hizmet) arayabilir, kolluk kuvvetlerine (polis veya jandarma) başvurabilir, aile mahkemesinden koruyucu tedbir talep edebilir, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezine (ŞÖNİM) başvurabilir veya barolar aracılığıyla adli yardım kapsamında ücretsiz avukat desteği alabilir.
Nişanın Bozulması
TMK md. 118-123 arasında düzenlenen nişanlılık, evlenme vaadini içeren bir aile hukuku kurumudur. Nişanın haklı neden olmaksızın bozulması halinde kusurlu taraftan maddi ve manevi tazminat talep edilebilir. Maddi tazminat kapsamında nişan giderleri, düğün hazırlıkları, konut ve eşya harcamaları gibi masraflar istenebilir. Manevi tazminat ise nişanın bozulmasından duyulan üzüntü ve kişilik haklarının zedelenmesi karşılığıdır.
Nişanlılık döneminde verilen hediyeler, TMK md. 122 uyarınca nişanın bozulması halinde geri istenebilir. Alışılmış hediyeler dışında kalan önemli değerdeki hediyeler iade kapsamındadır. Nişan yüzüğü ve takılar konusunda ise Yargıtay, takıların kadına ait olduğu yönünde yerleşik bir içtihat benimsemiştir.
Babalık Davası
TMK md. 301-304 kapsamında düzenlenen babalık davası, evlilik dışı doğan çocuğun babasının tespiti amacıyla açılan bir davadır. Dava, çocuk veya annesi tarafından babaya karşı açılabilir. DNA testi, babalığın tespitinde en güvenilir delil olup sonuç kesinliği yüzde 99,9’un üzerindedir. Babalığın tespiti halinde çocuk, evlilik içi doğan çocuklarla aynı haklara sahip olur; nafaka, miras hakkı ve nüfusa kayıt bu haklar arasındadır.
Evlat Edinme Süreci
TMK md. 305-320 arasında düzenlenen evlat edinme, çocuğun yararı gözetilerek gerçekleştirilen önemli bir hukuki süreçtir. Birlikte evlat edinmek isteyen çiftlerin en az 5 yıldır evli olmaları, en az 30 yaşında bulunmaları ve evlat edinilecek çocuktan en az 18 yaş büyük olmaları gerekmektedir. Tek başına evlat edinmede ise en az 30 yaşında ve evli olmamak koşulu aranmaktadır.
Her iki durumda da çocuğa en az 1 yıl bakılmış olması, evlat edinmenin çocuğun yararına olması ve mevcut çocukların yararının zedelenmemesi ortak koşullar olarak belirlenmiştir. Evlat edinme süreci İl Müdürlüğüne başvuruyla başlamakta, sosyal inceleme ve psikolojik değerlendirmenin ardından en az 1 yıllık geçici bakım süreci izlenmektedir. Son aşamada mahkemeye başvurularak yargılama ve karar süreciyle evlat edinme hukuken kesinleşmektedir.
Aile Konutu Şerhi
TMK md. 194 uyarınca eşlerden birinin rızası olmadan aile konutu üzerinde tasarruf yapılması — satış, ipotek veya kira gibi işlemler — mümkün değildir. Aile konutu şerhi, tapu kütüğüne işlenerek eşin haberi olmadan konutun elden çıkarılmasını engelleyen güçlü bir koruma mekanizmasıdır.
Aile konutu şerhinin tapu kütüğüne işletilmesi için aile mahkemesine başvurulması gerekmektedir. Şerh tapu kütüğüne işlenmemiş olsa bile diğer eşin rızası olmadan yapılan tasarruflar iptal edilebilmektedir. Bu durum, aile konutu korumasının tapuya tescilden bağımsız olarak geçerli olduğunu göstermekle birlikte, olası uyuşmazlıkların önlenmesi açısından şerhin tescil ettirilmesi kuvvetle tavsiye edilmektedir. Gayrimenkul hukuku kapsamında aile konutu şerhinin tapudan kaldırılması için de diğer eşin rızası veya mahkeme kararı gerekmektedir. Şerhin hukuka aykırı olarak konulduğu iddiasıyla açılan iptal davaları da aile mahkemesinin görev alanındadır.
Aile Hukuku Davalarında Arabuluculuk
Aile hukuku davalarının bazı türlerinde zorunlu arabuluculuk uygulanmaktadır. Boşanma davalarındaki mal paylaşımı uyuşmazlıkları ve aile hukukundan doğan tazminat talepleri zorunlu arabuluculuk kapsamına girebilir. Bunun yanı sıra anlaşmalı boşanma protokolünün hazırlanması aşamasında arabuluculuk sürecinden yararlanılması, tarafların daha hızlı ve daha az çatışmalı bir çözüme ulaşmasını sağlayabilir.
Soybağının Reddi Davası
TMK md. 286-291 kapsamında düzenlenen soybağının reddi davası, koca tarafından çocuğun kendisinden olmadığının ispatı amacıyla açılır. Koca, doğumu ve çocuğun kendisinden olmadığını veya ana ile cinsel ilişkisini öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde dava açabilir. DNA testi bu davada da kesin delil niteliği taşır.
Aile Hukuku Davalarında Görevli Mahkeme
Aile hukuku davaları, 4787 sayılı Kanun uyarınca Aile Mahkemeleri tarafından görülmektedir. İzmir’de aile mahkemeleri İzmir Adliyesi bünyesinde faaliyet göstermekte olup boşanma ve ayrılık davaları, velayet ve kişisel ilişki davaları, nafaka davaları, evlat edinme, mal rejimi tasfiyesi ve 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirler bu mahkemelerin görev alanına girmektedir.
Aile Hukuku Davalarında Kanun Yolları
Aile mahkemesi kararlarına karşı tebliğden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemesi’ne (istinaf) başvurulabilir. İstinaf kararına karşı da belirli koşullarda Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılabilir. Boşanma kararı kanun yoluna başvurulması halinde kesinleşmez ve evlilik hukuken devam eder. Nafaka ve velayet kararları ise geçici nitelikte olup koşulların değişmesi halinde her zaman yeni dava açılarak değiştirilebilir. Avukatlık ücretleri konusunda bilgi almak için ilgili rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Mal Rejimi Sözleşmesi
TMK md. 203-241 kapsamında eşler, evlilik öncesi veya evlilik süresince mal rejimi sözleşmesi yaparak yasal mal rejimi (edinilmiş mallara katılma) yerine mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimlerinden birini seçebilir. Mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılmalıdır. Bu sözleşme, özellikle girişimci veya yüksek gelirli eşlerin malvarlığını koruma altına almak için tercih ettiği etkili bir hukuki araçtır.
Hangi Durumlarda Aile Hukuku Avukatına Başvurmalısınız?
Aile hukuku avukatına başvuru, belirli yaşam olaylarında hak kaybını önlemek ve hukuki süreçleri doğru yönetmek açısından kritik önem taşımaktadır. Boşanma süreci başladığında veya düşünüldüğünde, velayet veya nafaka uyuşmazlıklarında, aile içi şiddet yaşandığında ve evlat edinme sürecinde profesyonel destek almak gereklidir. Aile konutunun korunması gerektiğinde, miras paylaşımında aile içi uyuşmazlıklarda ve nişanın bozulmasından doğan tazminat taleplerinde de aile hukuku avukatının rehberliği belirleyici rol oynamaktadır.
İzmir’de aile hukuku alanında hukuki desteğe ihtiyacınız varsa 0555 154 64 91 numarasından bize ulaşabilir veya online danışmanlık formumuz üzerinden randevu talep edebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Uzmanlık Alanları